Galatasaray

Rakip analizi: PSV Eindhoven

Tamamlanamayan 2019-2020 sezonunu 4. sırada kapatan PSV Eindhoven, geçen yaz göreve Roger Schmidt’i getirmişti.

Salzburg ve Leverkusen’in ardından Çin’in Beijing Guoan takımını çalıştıran tecrübeli teknik direktör, göreve gelir gelmez Avusturya ve Almanya’da başvurduğu 4-4-2’sini takımına monte etti.

Geçtiğimiz yıl Eredivisie’yi ikinci sırada tamamlayan ve Avrupa Ligi’nde Olympiakos’a elenen PSV, sezon açılışında temsilcimiz Galatasaray ile karşılaşacak.

Peki, Hollanda ekibi hangi yönlerine güveniyor? Sarı-kırmızılı ekibimiz sahada nasıl bir rakip bulacak? İncelemeye başlayalım.

En belirgin karakteristik özellik: Pres gücü

Roger Schmidt takımlarının futbol kimliklerini tek kategoriden açıklamak doğru olmasa da, öncelik vereceğimiz noktaya sanıyorum gönül rahatlığıyla ‘pres’ diyebiliriz.

Schmidt’in 4-4-2’sinde (oyuncu grubuna göre değişiklik gösterebiliyor) maçın büyük bölümünde ve rakip ceza sahasına kadar taşınan bir baskı görüyoruz.

Rakiplerinin oyun kurulumu için kendi yarı alanına yerleşen her parçasıyla eşleşmeyi arzu ediyorlar. Bunu uygularken, orta sahanın güvenlik merkezindeki oyuncularının ve beklerinin hamle öncelikli davranmasından da çekinmiyorlar.

Ağırlıkla atletik oyunculardan oluşan ekibin geçen sezon problem yaşadığı çoğu maç, bu baskının aşıldığı ve özellikle beklerinin arkasına top atıldığı senaryolara sahne olmuştu.

Babel bir ‘kaçış alanı’ olabilir mi?

Galatasaray, PSV’nin presine karşı Marcao gibi kaliteli bir top çıkarma opsiyonuna sahip.

Bununla birlikte, beraber oynama alışkanlığı düşük bir kadronun sahada olması muhtemel. Her iki bek pozisyonunda, son yıllarda burada oynamaya alışmamış ve doğal olarak sahayı genişletmekte zorluk yaşama ihtimali olan isimler olabilir. Ayrıca Marcao’ya gelebilecek topsuz baskılar, oyun kurulumunda yükü başka bir parçaya devredebilir.

Burada, top çıkarma imkanı buldukça Marcao ile orta saha ve hücum oyuncularının bağlantısı çok önemli olacak. Stoper tandemini paylaştığı partneri her kim olursa (Luyindama, Alpaslan) başarılı bir sınav vermek durumunda.

Bir başka opsiyon üzerinde de durabiliriz. Sahada olacağına kesin gözüyle bakılan Ryan Babel, Galatasaray’ın topla çıkışlarında bir kaçış alanı olabilir. Rakip beklerle sırtı dönük eşleşmelerinin çok büyük bölümünü kazanan ve yüksek top alma becerisiyle bilinen Babel, hem PSV baskısını kırmak hem de kolay yoldan rakip alana geçmek için bir seçenek sunabilir.

Hollandalı futbolcu, maç içinde sağ kanatta oynaması halinde Philipp Max’a göre uzun kalacak. Solda oynadığı ve PSV’nin geçen hafta olduğu gibi sağ bekinde Mwene’yi kullandığı senaryoda bu avantaj çok daha büyüyecek.

Roger Schmidt, PAOK ile oynanan hazırlık maçında sağ bekte ilk 11’de Mwene’ye şans vermiş olsa da, olası Babel eşleşmesinden dolayı burada daha uzun ve kalıplı Teze’yi kullanabilir. Bu tip bir tercih değişikliği, Babel’i santrfor pozisyonunda kullanarak stoperler üzerinden top alma gayesiyle Fatih Terim’den de gelebilir.

Olumlu nokta: Dumfries ve Malen

Denzel Dumfries, EURO 2020’deki performansının ardından çok da anlatmaya gereklilik sunmayan bir oyuncu olsa da, temelde eşleşilmesi çok güç bir hücum silahı haline geldiğini hatırlayalım.

Donyell Malen da Zahavi ile paylaştığı 4-4-2’de her yönüyle yıldızlaşan, kontrol etmesi çok güç bir gol silahı.

Her iki futbolcu da EURO 2020 sonrası kampa geç katıldılar. Üstelik, ikisi için de dış basında çıkan haberlere göre transfer gündemi sıcak gidiyor.

İki yıldızın Galatasaray karşısında oynaması beklenmiyor. Kalan oyuncularıyla da kuvvetli bir görüntü çizmesine rağmen PSV’nin önemli yıldızlarından yoksun olma ihtimalinin ağır basması, arzu edilen netice için umut artıran bir etmen.

Hücumdaki oyuncu profilleri ve Philipp Max

PSV’nin hücum hattındaki oyuncu profilleri, kendilerine ofansif anlamda büyük çeşitlilik sunuyor.

Eran Zahavi, skorer yönünün yanında kendisini geriye devirip çok kaliteli servisler yapabiliyor. Bu bölgeye, başlangıç itibarıyla kenarlarda da kullanılan ama forvet karakterli Madueke, Gakpo, Vertessen gibi isimler giriyor. Götze’yi de dahil ederek konuşursak, hücum bölgesindeki neredeyse her oyuncunun dar alan becerisi, şut tehdidi ve hareketli aksiyonları bitirebilme meziyetleri var.

PSV, kanat oyuncularını büyük oranda merkezde ve ceza sahasına giden koridorlarda kümeliyor ve hızlı hareket ediyor. Bu sayede, ismi geçen oyuncularla beraber iki ayağını iyi kullanabilen Van Ginkel’e de şut imkanı doğurabiliyor. Kırmızı-beyazlılar, geçtiğimiz hafta PAOK’la oynanan hazırlık maçında kaleyi tam 26 kez yoklamıştı.

PSV hücumcularının kuvveti bunlarla sınırlı değil. Pek çok isim, hem sırtı dönük hem de yüzü dönük aldıkları toplarda farklı seçenekler sunabiliyorlar. Madueke ve Gakpo skor öncelikli bir görüntü çizseler de bire birlerde tehlikeli isimler. Ayrıca Mario Götze’nin son yıllarındaki en iyi sezonunu geride bıraktığını unutmamak gerek.

İlk 11’de de görebiliriz ancak muhtemel kadrolar incelendiğinde kenardan gelmeleri beklenen Ihattaren ve Pröpper’i de es geçmemek gerek. Ihattaren, Eredivisie’nin en özel yeteneklerinden biri olarak gösteriliyor. Orta sahada kendisini daha çok sağa yanaştırmayı seviyor ve hem bileğine hem de oyun görüşüne güveniyor. Top ayağındayken ‘tahmin edilemez’ oyuncu sınıfına giriyor. Pröpper de hücum oyuncularına vereceği toplu/topsuz destek ile her zaman gol silahı.

Bu merkezde kümelenme tercihi, sağ ve sol çizgilerin bekler tarafından domine edilmesine yol açıyor. Geçen yıl Dumfries & Max ikilisinin etkinliğinden söz edebilirdik. Çıkan haberlere göre Dumfries’in oynamama ihtimalini göz önüne alırsak, bek pozisyonunda Max’ın bir adım öne çıktığını söyleyebiliriz.

Alman oyuncu sol koridorda bulduğu boşlukları sürekli işlemeye çalışıyor. Doğal olarak maç boyunca kendisiyle eşleşen kanat oyuncusu tarafından sürekli takip edilmesi gerekiyor. Sıfıra inerek bağlantı oyunlarına verdiği destekler, etkili alçak ortaları ve hareketli oyunculara net paslarıyla önemli bir asist ve gol silahı. Ayrıca duran toplarda da Zahavi ile birlikte çok etkili bir isim.

Kısa stoperler ve Mustafa Muhammed

Mustafa Muhammed, geçtiğimiz sezon pek çok maçta yüksek top etkinliğini gözler önüne serdi.

Vuruşlarındaki isabet oranından ziyade, ceza sahasına atılan hava toplarına çok rahat çıkabilmesi ve pek çok stopere üstünlük sağlayabilmesiyle bu alanda kuvvetli bir silah olacağını kanıtladı.

PSV maçında, oynamaları halinde sol bekten çıkış yapacak Ömer Bayram ve orta sahada başlaması beklense de zaman zaman sağ kanada kayacak Feghouli gibi isimlerin ortaları kıymetli olabilir.

Zira Hollanda ekibinde Ramalho, Boscagli, Viergever ve Teze’den oluşan stoper adayları arasında en uzun isim 1.83 boyunda.

Bu durum, ceza sahasına yapacağı destek koşularıyla Babel için de fırsat olabilir. Ayrıca Fatih Terim, maç kadrosunda Babel’i santrforda kullanmayı da tercih edebilir.

Satır aralarında üzerinde durduğumuz gibi PSV’nin zaafları, uyguladığı pres aşıldığında ortaya çıkıyor. Bunun yanında, kendi yarı alanlarında rakiplerini karşıladıkları zaman da stoperler arasına ve Max’ın arkasına oyuncu kaçırabiliyorlar.

Bu açıdan, Galatasaray orta sahaları ve Kerem Aktürkoğlu’nun oldukça iyi bir maç çıkarması gerekecek.

Galatasaray ne yapabilir?

Esasen bu tip maçlarda oynanacak oyunu kestirmek kolay değil.

Bahsi geçtiği üzere sarı-kırmızılı ekibimiz, belki de hiçbir resmi maçta bir arada oynamamış bir oyuncu grubuyla sahaya çıkacak. Bu şartlarda muhtemelen oyun gücünden ziyade maç planı öne çıkarılacak. Burada da Fatih Terim’in tercihi belirleyici olacak. Yine de biraz beyin fırtınası yapmaya çalışabiliriz.

PSV orta sahasında Ibrahim Sangare kaliteli bir bağlantı oyuncusu. Arkası dönük aldığı topları kullanabilen, keskin dönüşler sağlayabilen ve net toplar çıkaran bir isim. Ona merkezde eşlik eden Van Ginkel, geçen hafta PAOK karşısında Malen’in yokluğunda kullanılan 4-2-3-1’in on numarası Götze ve forvet hattının kaliteli ayağı Zahavi’nin oluşturduğu omurgaya özgürlük vermemek gerekiyor.

Elbette ki kanat oyuncuları da büyük tehdit ancak savunmacıların bireysel performansına güvenip oyunun biraz daha o bölgeye taşınmasını sağlamak bir seçenek olabilir. Tabii bu senaryoda, başta Max olmak üzere beklerin sürekli takip edilmesi gerekecek.

Temsilcimiz, en önemli sınavı baskıdan çıkışlarda verecek. Fatih Terim’in yeniden göreve geldiği 2017 yılından bu yana Galatasaray’ın oyunu merkeze taşıdığı ve her iki koridorda alan yakalayan beklerini ödüllendirdiği bir hücum seti vardı. PSV, bu tip aksiyonları savunmakta sorun yaşayabilecek bir ekip ancak Galatasaray’ın bu seti uygulamaya alıştığı oyuncularının önemli bir kısmından yoksun olduğunu unutmamak gerek.

PSV için en yakın tarihten referans aldığımız PAOK maçından bir veri üzerinden gidelim. Schmidt’in ekibi, maçı yalnızca tek golle tamamlamış olmalarına karşın ceza sahasında tamı tamına 53 kez topla buluşmayı başarmıştı. Önemli bir savunma sınavı verileceği aşikar.

2. Ön Eleme Turu için zor fakat bir o kadar keyifli bir kura… Temsilcimiz Galatasaray’a, Philips Stadyumu’nda oynanacak ilk maçtan başlayarak eşleşme boyunca başarılar diliyoruz.
 

Etiketler
İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı