Futbol

Yetenek Avcıları: Gürkan Karahan

Gürkan Karahan… Futbolun içindeki aktif döneminin ardından Alman devi Bayern Münih’in akademisinde teknik direktörlük eğitimi aldı. 2009 yılında Augsburg’dan gelen teklifi kabul etti ve o dönem Bundesliga 2’de olan ekibin teknik heyetine katıldı. Yaklaşık 3 sene bu departmanda görev alan, takımın Bundesliga’ya yükselmesine ve burada kalıcı olmasına katkı sağlayan Karahan’ın önüne 3 yıl sonra başka bir teklifle geldi kulüp yönetimi. Scouting yenileme projesi kapsamında gelen teklifi değerlendirerek ‘Şef Scout’ pozisyona geldi. 2011’den bu yana Bundesliga’da kalmayı başararak ligin gediklilerinden olan Bavyera ekibinde 2019 yılının mayıs ayına dek 8 yıl boyunca bu görevde kaldı.

Halen Almanya’da Bundesliga ve Şampiyonlar Ligi’nin resmi yayıncısı Sky’da yorumculuk ve analiz uzmanı olarak görev yapan Karahan ayrıca birçok kulübe de eğitim ve danışmanlık anlamında da katkı sağlıyor.

Biz de, sizin için koronavirüs pandemisinin ardından etkilenen futbol ekonomisinin çıkış yollarından biri, ‘scouting’ yani ‘futbolcu gözlemciliği’ üzerine işin uzmanına merak edilen soruları yönelttik. Bu röportajda ‘yetenek avcılığının’ öneminden, kendi hikayesine, Türkiye ve Almanya arasındaki farklardan iyi bir gözlemcilik ağının nasıl kurulması gerektiğine kadar tüm konulardan bahsetmeye çalıştık. Keyifli okumalar…

“Kulübün kimliğine uygun bir oyun felsefi geliştirildi ve bu felsefeye yönelik çalışmalar yapıldı”

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Bu yola nasıl çıktınız ve nasıl ilerlediniz?

Futbolun içindeki aktif dönemimin ardından teknik adamlıktaki ilk adımlarımı, bu yıl büyük bir başarı göstererek profesyonel yani 3. Lig’e yükselen Türkgücü Münih’te attım. Bayern Münih’in akademisinde teknik direktörlük tecrübesi edindikten sonra daha çok sorumluluk içeren ve kendimi daha da geliştireceğime inandığım FC Augsburg’un teknik heyet ekibinden gelen teklifi değerlendirdim. Üç sezon sonra kulüpten gelen ‘Scouting yenileme projesi’nde ‘Şef Scout’ olarak görev aldım. 2019 yılında kendi isteğim üzerine anlaşmamı feshettim ve yayıncı kuruluş Sky ile Bundesliga ve Şampiyonlar Ligi’nde yorumcu, analiz uzmanı olarak anlaştım. Onun dışında Avrupa çapında kulüplere danışmanlık yaparak onların eğitimlerine katılıyorum.

Augsburg, 2. Bundesliga’dan Bundesliga’ya yükseldi ve yıllardır burada mücadele ediyor. Siz de bu başarının bir parçası oldunuz. Orada altyapıya bakışı ve transfer çalışmalarında gözlemciliğe verilen önemden bahseder misiniz?

Göreve başladığımda şunu düşündüm: Gözlemcilik yapılanmasını yeni bir format haline getirmeliydim. Altyapının ve A takımın teknik heyetlerini sık sık bir araya getirmeye başladık. Bununla beraber bu iki yapının arasındaki bağı daha da güçlendirerek iş birliğini arttırmak, sürdürülebilir ve geliştirilebilir bir yapı ortaya çıkarmaktı amacımız. A takımın oyun felsefesi nasılsa, U14 takımının da aynı felsefeye uygun şekilde ilerlemesini amaçladık. Yönetimin önderliğinde Augsburg Kulübü’nün kimliğine uygun bir oyun felsefi geliştirildi ve bu felsefeye yönelik çalışmalar yapıldı. Teknik adam kim olursa olsun bu kimliğe uygun bir anlayış oturtmaya çalıştık. Bu çalışma sistemiyle beraber hem teknik adamların hem altyapının hem de scouting ekibinin gelişimi daha hızlı ve daha iyi oldu. Altyapıdan A takıma birçok futbolcu kazandırılırken diğer yandan kulübün felsefesine uygun olarak yaptığımız transferlerin de birçoğunda başarı sağladık.

“Yapılacak transferlerde en büyük söz hakkı scouting departmanında olmalı”

Koronavirüs pandemisinin ardından sizce bizi nasıl bir transfer piyasası bizi bekliyor?

Koronavirüs pandemisi astronomik transfer ücretlerini kısa süreliğine durdursa da tahminim pandemi sonrası 2021-2022 yıllarında astronomik transfer ücretleri devam edecek.

Pandemi süreciyle beraber kulüpler altyapıların yanı sıra gözlemcilik faaliyetlerine de büyük önem vermeye başladı. Bu işin incelikleri nedir?

Scouting departmanı, yapılacak transferlerde en büyük söz hakkına sahip olmalı. Çünkü ne bir başkan, ne bir yönetici, ne bir teknik adam, ne de bir futbolcu menajeri, gözlemcilik ekibi kadar piyasayı ve futbolcunun detaylı özelliklerini bilebilir. Bir teknik adam, o futbolcuyla geçmişte çalışmadıysa tabii ki. Bizim işimiz, konsantre olduğumuz konu bu. Yetenek avcılığı. Farkındaysanız alt ve üst yapının scouting faaliyetlerini birbirinden ayırmıyorum.

“Scouting departmanın ne kadar iyiyse, kulübe ekonomik ve sportif başarı olarak katkısı da o seviyede iyi olur”

Özellikle ülkemizde tartışılan bir konu var. Gözlemciler sadece genç futbolcular üzerine mi çalışma yapar? Örneğin, 32 yaşında tecrübeli bir futbolcu da izlenir mi?

Tabii ki. Kulübe yararı dokunacağı düşünülen her futbolcu radara girer. Tecrübeli futbolcuyu, genç futbolculara göre belki daha detaylı izleyip tespit etmek gerekiyor. Çünkü o artık futbolunu oturtmuş ve belli bir olgunluğa erişmiş oluyor her konuda. Yani derhal hazır olup katkı sağlaması gerekiyor. Genç futbolcuyu izlerken başka gözle, yaşı ilerlemiş oyuncuyu izlerken başka gözle, yöntemlerle, analizlerle bakılması gerekiyor. Gelişime açık olan özellikler ve gelişimde bilimsel olarak çok fazla açık olmayan özelliklerden bahsetmek gerekir. Örneğin oyun okuması gelişmeye açık, fiziksel sürat pek fazla gelişime açık olmayan özellikler gibi ayırmak gerekir.

Scouting maliyetli bir iş mi? Her yıl milyon eurolar saçan takımlarımız, iyi bir gözlemcilik sistemi oturtmasının maliyeti ne kadardır? Ne kadar zaman alır?

Ülkemizde henüz bu konunun tam olarak anlaşılmadığını düşünüyorum. Scouting departmanını tamamen bir yatırım olarak anlamak gerekir. Bir işe yatırım yaparsınız, belirli bir süre sabredersiniz ve daha sonra meyvelerini toplamaya başlarısınız. Burada asıl kritik konu sabretmek ve ardından yatırım. Ülkemizde kulüpler ne büyük yatırım yapmak istiyorlar ne de sabır gösteriyorlar. Evet üzerlerinde büyük bir taraftar ve şampiyonluk baskısı var ama bu ne zaman kırılırsa işte o zaman bu konuda başarıdan söz etmeye başlayabiliriz.

Kulübün yapacağı transferlerde, gerçekten söz hakkı taşıyan bir scouting ekibi ne kadar iyi olursa, kulübe de o kadar ekonomik ve sportif kazanç sağlar. Kendi öz kaynakların ile hem sportif başarı hem de ekonomik gelir sağlıyorsun.

“Türkiye’de, tribün ve kamuoyu için fantastik hamleler yapmak istemeyen, uzun vadeli düşünen takımlarla çalışabilirim”

Çalıştığınız dönemde TFF veya milli takımdan hocalar ile iletişim halinde oldunuz mu? Sonuç olarak büyük bir faydanız dokunabilirdi. Ayrıca 10 yıla yakın Augsburg bünyesinde çalıştınız. Türkiye’den bu konuda teklif gelirse değerlendirir misiniz?

Geçmişte birçok fikir alışverişi olmuştu tabii ki. İletişim halindeydik sürekli.

Mevcut sisteminin dışında, sadece gazete manşetleri için hareket etmeyen, tribün ve kamuoyu için fantastik hamleler yapmak istemeyen, uzun vadeli düşünen, tamamen profesyonel sorumluluk veren, yeni bir sayfa açmaya cesaret gösteren bir gelişme felsefesine açık olan projelerle vatanıma katkı sağlamak isterim elbette.

Kariyer planlamanız nedir? Hedefleriniz?

Şu anda projelerim koronavirüs pandemisine rağmen iyi gidiyor çok şükür. Onun dışında ilerleyen dönemde tekrar şef scout veya sportif direktör olarak futbol dünyasında yer alacağımdan eminim.


 

Etiketler
İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı