Fenerbahçe

Lakabı nereden geliyor: ‘Ordinaryüs’

Top koşturduğu tam 17 sene boyunca sarı lacivertli formayı hakkıyla terleten, futbol tarihimizin en değerli isimlerinden birisi olan Lefter, Taksim Spor Kulübü’nde başladığı kariyerine 4 yıllık askerliğin ardından efsanesi olacağı Fenerbahçe’de devam etti. Sarı lacivertli formayla yüzlerce maça çıkan ve yüzlerce gol kaydeden Lefter, ayrıca ligimizden bonservis bedeli ödenerek yurt dışına transfer olan ilk isim. Lefter; 3 Ekim 1951’de 17.500 liralık transfer ücretiyle İtalya’nın Fiorentina takımına imza atmıştı.

Fiorentina formasıyla 1 yıllık İtalya, Nice ile de yine bir sezonluk Fransa maceralarından sonra Fenerbahçe’ye geri dönen Lefter, kırdığı rekorlarla adını Türk futbolunun unutulmazları arasına yazdırdı. Ay-yıldızlı formayı da yıllarca başarıyla terleten Ordinaryüs, 46 kez A, 1 kez B, 3 kez 21 yaş altı olmak üzere 50 milli maça ulaşan tarihimizdeki ilk isim oldu. 1954 FIFA Dünya Kupası’nda da ay yıldızlı formayı giyen efsane futbolcu, turnuvada 2 kez rakip ağları sarstı. Milli formayla toplam 21 golü bulunan Lefter, en fazla gol atan oyuncu rekorunu da 33 yıl boyunca elinde tuttu.

Lefter’in ‘Ordinaryüs’ lakabını nasıl aldığına gelmeden, kelimenin dilimizdeki anlamına bir bakalım. Ordinaryüs: En az beş yıl profesörlük yapmış, bilimsel çalışmalarıyla kendini tanıtmış öğretim üyeleri arasından seçilerek bir kürsünün yönetimiyle görevlendirilen kimselere verilirdi. Yani Ordinaryüs bir eğitimcinin alabileceği en yüksek unvandı…

Manol Taylan, Fenerbahçe tribünlerinin sevilen isimlerinden biri olmanın yanısıra efsane Lefter’in de yakın arkadaşlarındandı. Fenerbahçe’nin her maçını takip eden Manol, bir karşılaşmada top Lefter’in ayağına gelince “Haydi Ordinaryüs” diye bağırır. Sonrasında tribünde bu lakabın yeşil sahaların efsanesine çok yakıştığı düşünülür ve Lefter artık Türk futbolunun Ordinaryüs’ü olarak anılmaya başlar.

Futboldaki ustalığı, çalımları ve attığı gollerinden ötürü Ordinaryüs sıfatıyla anılan Lefter hakkında bilinen, anlatılan iddialar bu şekilde. “Ver Lefter’e yazsın deftere” sloganıyla da akıllara kazınan Küçükandonyadis’in, Ordinaryüs unvanın altını hem beyefendi kişiliğiyle hem de yeşil sahada sergilediği yeteneğiyle doldurduğunu söylemek hiç şüphesiz yanlış olmaz. 

Etiketler
İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı