Futbol

“Hak yenmeyen bir düzen istiyoruz”

Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Sözcüsü Remzi Sanver, Galatasaray Televizyonu aracılığıyla değerlendirmelere bulundu. Sanver’in açıklamaları şu şekilde:

“Sayın Başev’in başarılı olacağına inancımız tam”

“İlk ele alacağım konu Galatasaray’daki görevlendirmeler ve görev değişiklikleri olacak. Yönetim Kurulu olarak göreve talip olurken verdiğimiz sözlerden biri daha kurumsal bir Galatasaray’dı. Bu yönde bir adım olarak ve icranın profesyonellere emanet edildiği, seçilmiş Yönetim Kurulu Üyelerinin ise yönlendiren, denetleyen konumda olduğu bir sistemi oluşturmak adına başkanımızın başdanışmanı ve Dijital A.Ş. Başkanvekili Sayın Hande Ocak Başev, Galatasaray Sportif A.Ş.’ye icra kurulu başkanı olarak atandı. Bu kararla mevcut kulüp genel sekreterliğinin görev tanımları aynı kalmak kaydıyla kulüp ile Sportif A.Ş. tarafından ortaklaşa kullanılan destek birimlerinin verimli ve uyumlu çalışması da kendisinin sorumluluğunda olacak. Gerek kulüp gerekse Sportif A.Ş. bünyesinde 5 Ağustos 2021 tarihinden bu yana gerçekleştirmekte olduğu bu çalışmaları takdirle takip ettiğimiz Sayın Başev’in bu görevinde de başarılı olacağına da inancımız tam.”

“Bu vesileyle Sayın Handa Ocak Başev’in bu göreve atanması sürecine dair kamuoyuna bir çok asılsız haberin yansıdığını da belirtmek isteriz. Sportif A.Ş.’ye bundan önce de icra kurulu başkanları atanmıştır. Sayın Başev 4 ayı aşkın zamandır birlikte çalıştığı Yönetim Kurulu üyelerinin tümü tarafından yakından tanınmakta ve bu göreve liyakati istisnasız takdir edilmektedir. Neticede kendisi hem genel mevzuata hem de kulüp tüzüğüne uygun şekilde göreve başlamıştır. Yönetim Kurulumuz yeni icra kurulu başkanımızın tereddütsüz ve ittifakla arkasındadır. Bu vesileyle bazı basın ve sosyal medya organlarında sebebini anlayamadığımız bir şekilde Hande hanımefendiye ailesi üzerinden saldıran haberleri haksız, hatta vicdansızca bulduğumuzu, kınadığımızı, dilerse kendisine hukuki destek vermeye hazır olduğumuzu da ifade etmek isteriz.”

“Sistematik karalamalara ve iftiralara karşı hukukla mücadele vereceğiz”

“Son zamanlarda bilhassa sosyal medya üzerinde Galatasaray’a ve aralarında mesai arkadaşlarımızın da bulunduğu bazı Galatasaraylılara yönelik bir itibarsızlaştırma temayülünün farkında olduğumuzu söylemek isteriz. Elbette ki eleştiri hakkını ve ifade özgürlüğünü tereddütsüz savunuyoruz. Diğer yandan tespit ettiğimiz sistematik karalamalara ve iftiralara karşı hukuk önünde mücadele vereceğiz. Zira Galatasaray’ın yıllardır birikmiş sorunlarını çözmek üzere sarf ettiğimiz çabanın, kişisel menfaatlerin ürünü olan davranışlarla engellenmesine müsaade etmek istemiyoruz.”

“Galatasaray camiasını dikkatle dinlemenin öneminin farkındayız”

“Kutuplaşmış değil, Galatasaray değerlerinde bütünleşmiş bir Galatasaray için yola çıktık. Bunu sağlamanın unsurlarından birinin yönetimde şeffaflık olduğunu biliyoruz. Kulübümüzün yönetim sürecini Galatasaraylılarla açıklıkla paylaşıyoruz. Bunun için değerli Galatasaraylılardan ziyadesiyle spekülatif duran haberleri temkinle karşılamalarını ve ihtiyaç hissederlerse Yönetim Kurulumuzdan teyit almalarını rica ediyoruz. Böyle bir iletişime daima açığız. Galatasaray’ı daha iyi ve doğru yönetebilmek için Galatasaray camiasını dikkatle dinlemenin öneminin farkındayız. Bu sebepten Galatasaraylılarla iletişim kanallarımızı çeşitlendirmeye ve geliştirmeye çalışıyoruz. Bu yönde bir adım olarak üyelerimizin Yönetim Kuruluna internet sitemiz üzerinden kendilerine mahsus erişebilecekleri bir sistem kurduk. Ayrıca dileyen ve izin veren üyelerimize kendilerini mesaja boğmadan bilgi paylaşacağımız veya kendi görüşlerini alabileceğimiz bir Whatsapp hesabı da açıyoruz. Nihayet haftanın belirli gün ve saatlerinde üyelerimizi doğrudan dinlemek üzere kulübümüzün resmi zoom odasında hazır bekleyen bir Yönetim Kurulu Üyesi de olacak. Bütün bu iletişim kanallarına dair bilgilendirmeyi önümüzdeki günlerde üyelerimize yollayacağımız bir mesajla yapacağız.”

“Geçtiğimiz günler içerisinde yönetimimizde bazı görev değişiklikleri yaşandı. 15 Aralık’ta Sayın Rezan Epözdemir, 16 Aralık’ta Sayın Şükrü Köksal Ünlü, Yönetim Kurulu üyeliklerinden istifalarını açıkladılar. Tüzüğümüzün 93. maddesi uyarınca Yönetim Kurulumuzun yedek üyelerinden Sayın Reha Keskin ve Sayın Ozan Şener, Yönetim Kurulu Üyesi olarak göreve başladılar. Görevden ayrılan çalışma arkadaşlarımızın istifa gerekçelerine dair kendilerinin yaptıkları açıklama dışında bir açıklama yapmamız veya kamuoyuna yansıyan yorumları değerlendirmemiz yakışık almayacağı aşikardır. Sayın Epözdemir ve Sayın Ünlü’ye Galatasaray’a katkıları için şükranlarımızı sunuyoruz. Sayın Keskin ve Sayın Şener’e yeni görevlerinde başarılar diliyoruz.”

“Yönetim Kurulunda Sayın Köksal Ünlü’nün ayrılmasıyla boşalan Yönetim Kurulu Genel Sekreterliği görevi bendenize emanet edildi. Değerli selefimin çok yükseklere taşımış olduğu standartlara layık olmak için elimden geleni yapacağım. Bu görevi Yönetim Kurulu Sözcülüğü ile bir arada sürdüreceğim. Yönetim Kurulu Sözcülüğü’nün günlük meselelere anlık olarak değinmek değil ama kulübümüzü ilgilendiren stratejik konularda Yönetim Kurulu adına değerlendirme yapmak için ihdas edildiğinin altını çizmek isterim. Bununla birlikte günlük meselelerde, bilhassa futbola dair konularda Sportif A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi çalışma arkadaşlarımız açıklama yapacaklardır. Köklü ve önemli kurumların çoğu zaman meşakkatli olan idari süreçlerinin bazen yol ayrılıklarıyla neticelenmesi doğaldır. Önemli olan bu ayrılıkların medeni bir şekilde gerçekleşmesidir. Galatasaray’ın bu açıdan örnek teşkil ettiği şüphesizdir.”

“Yol haritamız uzun vadedir”

“Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu olarak ileriye göreve başladığımız günün ümidi ve heyecanıyla bakıyoruz. Galatasaray’ın sorunlarına hakimiz, bunları çözmek için güvenli adımlarla ilerliyoruz. Yılların biriktirdiği meselelerin bir çırpıda hallolmayacağı şüphesizdir. Kalıcı çözümler, uzun vadeli doğruları yapmaktan geçer. Bu doğrular çoğu zaman kısa vadeli beklentilerle çelişir; ama günü kurtarmak, bugün alkışlanmak uğruna Galatasaray’ın yarınlarını riske atmayacağız.

“Futbol takımımızın son zamanlarda Türkiye’de aldığı hepimizi üzen sonuçları da bu perspektiften görüyoruz. Finansal olarak sürdürülmesi imkansızlaşmış, bu haliyle Galatasaray’ın sadece futbolda değil her alanda önünü tıkama noktasına gelmiş bir futbol yönetimi kültürünü değiştirmeye çalışıyoruz. Bunun için takımımızı gençleştirdik. Maliyetimizi kayda değer bir biçimde düşürdük. Henüz bu sürecin başındayken Avrupa’da son 16’ya kalmış bir futbol takımına sahibiz. Karamsarlığa gerek yoktur. Yol haritamız uzun vadelidir. Gelişime açıktır. Bu yol boyunca gereken bütün kararları alacak iradeye sahibiz. İnanıyoruz ki yolculuğumuz futbolda ve her spor branşında sürdürülebilir başarılarla neticelenecektir.”

“Değerli Galatasaraylılar. Galatasaray’ın bugünkü Yönetim Kurulu olarak ilk bir araya gelişimiz 19 Haziran 2021 tarihindeki seçimimizden çok önceye uzanır. Biz bir hayalle yola çıktık. Yolculuğumuzda sadece güçlü ve başarılı bir Galatasaray’ı değil, aynı zamanda Türkiye’de dürüst, medeni ve barış kültürüne dayalı bir spor iklimini hedefledik. En güçlü ifadesini futbolda bulan eril, kaba ve kutuplaştırıcı dili reddettik. Türkiye’de sporun olması gerektiği gibi kavgaya değil barışa kutuplaşmaya değil, uzlaşmaya hizmet etmesi gerektiğine inandık. Bu inancımızı hala ve tereddütsüz muhafaza ediyoruz. İnandığımızı gerçekleştirmek için her şeyden evvel kendimizin inandığımız gibi davranmamız gerektiğini biliyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin bütün spor kurumlarıyla olan ilişkilerimizi kendimize, Galatasaray’a ve Türk sporuna yakıştırdığımız üslup içerisinde sürdürüyoruz.”

“Mesela Türkiye Futbol Federasyonu Federasyonun hem yapısal hem kişilerden kaynaklı sorunlarının elbette farkındayız. Bunları ilgili bütün zeminlerde dile getiriyor, çözmek için azami çabayı sarf ediyoruz. Elbette Galatasaray’ın hakkının yendiği noktalarda müdahil oluyor ve hakkımızı arıyoruz. Daha da önemlisi kimsenin hakkının yenmediği bir futbol düzeni için mücadele veriyoruz. Bu mücadelenin zeminleri hukuktur, insan ilişkileridir, diplomasidir, gerekirse siyasettir; ama ekranlar veya mikrofonların önü değildir. Galatasaray Spor Kulübü doğru zeminlerde bu mücadeleyi en güçlü şekilde verecek birikime sahiptir ve zaten vermektedir.”

“Biz mikrofonlar önünde sesimizi yükselttik veya çok sert ifadeler kullandık diye Galatasaray’ın hakkını aranmış olmayacağını bilecek tecrübede yöneticileriz. Ayrıca sırf kitlelere hoş gözükmek, bir şey yapıyormuş gözüküp göz boyamak için hiçbir faydası olmayacak kavgacı üslubu benimseyecek basitlikte insanlar değiliz. Bunu ne kendimize ne Galatasaray’a yakışırız. Eğer bugün mikrofonların önünde yüksek sesle ve tehditkâr bir üslupla konuşmuyorsak bir şey yapmadığımızdan değil, aksine sahici bir mücadele verdiğimizdendir. Sahici mücadeleler sadece güç değil diplomasi de gerektirir. Bu da ekranlarda konuşarak olmaz. Kitlelere hoş görünmek için ekranlarda ses yükseltmek, mücadelede havlu atmaktır. Biz havlu atmadık! Mücadelemize devam ediyoruz. Günün birinde havlu atarsak da bunu saklayarak ekranlarda göz boyamaya çalışarak değil, havlu attığımızı Galatasaray camiasıyla açıkça paylaşacak tıynette insanlar olduğumuza inanıyorum.”

“Rakibimizin aile içindeki üslubunu değerlendirmek bize düşmez”

“Değerli Galatasaraylılar, değerli kamuoyu. Rakiplerimizle olan ilişkilerimizde de aynı anlayışa sahibiz. Galatasaray Spor Kulübü Başkanı bugün çıkar, Fenerbahçe Başkanı’na sert ifadeler kullanır. Birileri de bunu alkışlar. Fenerbahçe Başkanı benzer ifadelerle cevap verir. Onu da birileri alkışlar. Sonra iki kulübün taraftarları tribünlerde kavga eder, şehrin arka sokaklarında da birbirlerine bıçak çeker. Biz hiçbir meseleyi çözmeden, sırf alkış almak uğruna Türkiye’de toplumsal gerginliğe, şiddet kültürüne katkı vermenin vebalini taşımayız, taşımayacağız! Geçtiğimiz günlerde kadına şiddete dikkat çekmek ve karşı durmak için Fenerbahçe ile yaptığımız kadın futbol dostluk maçı, Türk sporunda son zamanlarda atılmış en güzel adımlardan biriydi. Ne yazık maçın skoru, maçı vermesini hedeflediğimiz mesajın önüne geçti. Daha da yazık olan, bu çok değerli proje, Fenerbahçe’nin bir yöneticisinin Galatasaray’a dair maç sonrasındaki yakışıksız sözleriyle gölgelendi. Kendileri bunun aile içindeki sohbette yaşanan bir dil sürçmesi olduğunu beyan ettiler. Elbette ki beyanları esastır. Bir rakibimizin aile içi üslubunu değerlendirmek de bize düşmez.”

“Kadın futbolunu varlığı elbet kadın-erkek eşitliği açısından önemlidir; ama aynı zamanda futboldaki eril dilin oluşturduğu şiddet ve karşıtlık kültürünün kırılmasında da büyük rol oynar. Kadına şiddete karşı durmak için yapılan bir kadın futbol dostluk maçı sonrasındaki davranış biçiminin bütünü, Fenerbahçe’nin saygıdeğer yöneticisinin bu ikinci hususu hiç anlamamış olduğunu ortaya koyuyor. O anlamadı diye biz çizgimizi değiştirecek değiliz. Çünkü biz anladık. Türkiye’de spor kurumlarıyla ilişkimizde ne yapıyorsak bilerek yapıyor, nasıl yapıyorsak bilerek davranıyoruz. Dünya ölçeğinde büyük bir sivil toplum örgütünü yönetiyor olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Dünyadaki konumumuz itibarıyla Türkiye’de tekiz. Bu da bize kitlelere doğru mesajlar verme sorumluluğunu yüklüyor.”

“Üslubumuzu sosyal medyaya göre değil, geleneklerimize göre belirliyoruz”

“Hem yönetim hem de iletişim üslubumuzu bu sorumlulukla belirliyoruz. Günlük heyecanların taleplerini karşılamak veya popüler olmak adına bu sorumluluktan imtina etmeyeceğiz. Bu noktada değerli taraftarlarımıza seslenmek istiyorum. Yeryüzünün çeşitli köşelerindeki milyonlarca taraftarımızın Galatasarayımızı dünyanın en önemli sivil toplum kuruluşları arasına sokan ana unsurlardan biri olduğunun elbette bilincindeyiz. Bu bilinçle taraftarlarımızın duygu ve düşüncelerine değer veriyoruz. Bu duygu ve düşünceleri her kanaldan dinlemeye çalışıyoruz. Diğer yandan Galatasaray’ı sosyal medyaya göre değil, kurumsal ihtiyaçlarımıza göre yönetiyoruz. Hele yönetim ve iletişim üslubumuzu sosyal medyaya göre değil Galatasaray’ın geleneksel değerlerine ve dünyada elde etmiş olduğu konuma uygun olarak belirliyoruz. Bu değerlerin ve konumun sadece kulüp üyelerimize değil tüm Galatasaraylılara ilham verdiğine şüphemiz olmadığından sevgili taraftarlarımızın Galatasaray’ın tarz ve üslubunu, bizimki kadar köklü bir geleneğe sahip olmayan, nispeten yerel kalmış spor kulüplerininki ile mukayese etmeyeceklerini umuyoruz.”

“Geçenlerde genç bir taraftarımızın sosyal medyada bana sevimli bir takılması oldu. ‘Abi sen git Norveç’te yöneticilik yap’ dedi. Nasıl bir Norveç algısı olduğunu bilmediğimden bu ülke özelinde bir yorum yapmayacağım. Ben ve çalışma arkadaşlarım dilersek Norveç’te yaşayabilir ve orada yöneticilik de yapabilirdik. Bunu Türkiye’de yapmayı tercih ettik. Çünkü çok sevdiğimiz memleketimizin spor ikliminin dünyanın gelişmiş ülkelerinden eksiği olmamasının heyecanını taşıyoruz. O sevgili kardeşime diyorum ki, ‘Biz sizin ya da evlatlarınızın Norveç’e özenmeyeceği bir Türk sporu için yola koyulduk.’ Uzun soluklu bir mücadele, bir bayrak yarışı olduğunun farkındayız. Geçtiğimiz günlerde bir Yönetim Kurulu Toplantısında başkanımızın ifade ettiği gibi Galatasaray için uzun vadeli doğruları yapmak durumundayız. Eminiz Galatasaray camiası bunu takdir edecektir. Bugün etmese yarın edecektir. İstikbalde bugünlerin tarihi yazıldığında hakkımızda Türk sporunda farklı ve güzel bir şeyler yapmaya çalışmışlar denirse bu da evlatlarımıza bırakacağımız en büyük manevi miras olacaktır.”

Etiketler
İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı